• 1

    Ebu’l-Hasan Harakânî Türbesi

  • 2

    Kars Kalesi

  • 3

    Önceki Sempozyumlardan Kareler

  • 4

    Önceki Sempozyumlardan Kareler

  • 5

    Ebu’l-Hasan Harakânî Türbesi

Ebu’l-Hasan ‘Alî b. Ahmed Harakânî hicri IV. asrın (M. X) ikinci yarısı ile V. Asrın (M. XI) asrın ilk çeyreğinde yaşamıştır. Harakânî’nin Bâyezîd-i Bistâmî’nin ruhaniyetiyle terbiye edildiği ve şeyhinin Bâyezîd olduğu kabul edilir. Bâyezîd’in tasavvuf tarzını benimseyen Harakânî’nin Hakk’a ermek için zor riyâzetlere, çetin mücâhede ve çilelere katlandığı bilinmektedir. Harakânî’nin Bâyezîd ile ilişkileri hakkında bazı menkıbeler de anlatılmaktadır. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin naklettiği bir menkıbeye göre Bâyezîd, Harakân’dan büyük bir veli çıkacağını önceden haber vermiştir.

Bin yıl önce Kars’a gelip Anadolu’da fütüvvet ahlakını yaşayan ve yayan Harakânî ve yetiştirdiği insanlar medeniyetimizin kurulmasında, bu toprakların bizlere vatan olmasına öncülük etmişlerdir. Ebu’l-Hasan Harakânî’nin düşüncelerinin, Yusuf el-Hemedânî’den Ahmet Yesevî’ye, Şems-i Tebrîzî’den Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî ve Yunus Emre’ye, Gazneli Mahmut’tan İbn Sînâ’ya, Çağrı ve Tuğrul Beylerden Sultan Alparslan’a kadar birçok ilim, gönül ve devlet adamına ulaştığını ifade etmek gerekir.

Harakânî, toplumun her kesimine kucak açmış, onun samimiyetini görenler etrafında toplanmış ve kendisinden ilim, irfan ve hayır dua almak için çalışmışlardır. Anadolu’da İslâm’ın yayılması için yaptığı mücadelede hayatını da ortaya koymuş olan bu büyük mutasavvıf, asırlar önce yaşamış olmasına rağmen geride bıraktığı hikmet dolu sözleriyle geçmişten günümüze ışık tutmaya devam etmektedir.

Hem çağdaşı olan hem de vefatından sonra yaşamış birçok ünlü sûfî Harakânî’ye büyük değer vermiştir. Bunlardan birisi de Mevlânâ Celâleddîn Rûmî’dir (ö. 670/1271). Mevlânâ, “ne öğrendiysem ondan öğrendim” anlamına gelebilecek bir cümle ile de Harakânî’yi selamlamıştır. Mevlânâ, Mesnevî’nin birçok yerinde kendisinden saygıyla söz etmiş ve onun bazı sözlerini, kerametlerini ve menkıbelerini anlatmış ve yorumlarda bulunmuştur. Bu sempozyum Harakânî ve Mevlâna’nın Anadolu’nun din, kültür ve düşünce hayatına katkılarını ortaya çıkarmak amacıyla düzenlenmiştir